Sayfalar

30 Mayıs 2011 Pazartesi

-25-

ah be behzatım neden gönüle de kol kanat gerersin ki tam savcıyla işleri düzene koymuşken. neden rahat durmazsın ki. bunu illa aldatıyorsun diye söylemiyorum. aksine öyle bir düşüncenin olmadığı çok açık. buna rağmen sana karşı bişeyler hisseden bir başka kadını neden önemsersin hala güzel bir ilişkin varken. adamlığından doğruluğundan bişey kaybetmesen de bu doğruluk sana bişeyler kaybettirecek gibi geliyor. yine için boşalacak uğruna gittiğin değerler nedeniyle. tamam delikanlılık da bi yere kadar ama savcı gerçeğinin yanında. kadınlar böyle çekişmelere gelemezler. illaki bir ego çatışması yaşarlar ve yine seni yıpratırlar komserim. pardon baş komserim. kusura bakma biraz ilişkilerine karışmak gibi oluyor ama kendimden yola çıkıyorum ister istemez. kadınlar istemez seni seven başka kadınların çevrende olmasını. sen galaksideki en düzgün adam olsan da istemezler. bu biz erkeklerin dışında gelişen başka bir mücadele. komserim esra savcım bahar giderken çok babacan, çok şık bir hareket yaptı ama bunu ikinci defa yaparmı bilemiyorum.
biz kaybolmuşların hep yaptığı şey bu komserim. biraz kendimizi sağlam bir limanda bulsak dar gelir orası bize. hemen fırtınalara geri dönme çabasıyla atarız kendimizi açık denize.
nedir bu şimdi. orda mis gibi kurtuluş var belki. en azından sana çekidüzen vermeye niyetlenmiş bir kadın varken neden bu kaçışlar. yap kaypaklığını işte bitmiş alakan gönül hatunla. boş ver. ilişkine bak bi kere de. hayatın kurtulsun. hayaldi gerçek olsun. ama yok illaki kendi ayaklarımız üzerinde durucaz kimseye kendimizi adamayacağız dimi behzatçım.
acaba doğru bu mu? acaba insanlık bu mu? (insanlık derken insanı insan yapan kusurlarıdır mottosundan yola çıkarak diyorum. yoksa toplumsal anlamda insanlıktan bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın kesinlikle.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder