Sayfalar

1 Haziran 2011 Çarşamba

-26-











kimim ben. zaman zaman düşünüyorum bunu. kimine göre çalışan, kimine göre arakdaş-dost, kimine göre uzaktan bir tanıdık, kimine göre yolda karşılaşıldığında tanımamalıktan gelinecek kişi, kimine göre sıkıcı, çeşitli sıfatlarım var adamına göre ama ben hangi sıfatları kendime yakıştırıyorum. bu ara işte bunu bilemiyorum. 


gün içinde kendimde olduğum çok az zaman var. bunlardan birisi sabah. saatin vızıldamasından yataktan kalkana kadar geçirdiğim süre. ardından günlük rutin başlıyor. ta ki işten çıkıp eve dönüş yoluna düşene kadar. 


serviste koltuğuma oturdum. kulaklarımı tıkadım dış dünyaya. eve dönüşüm başladı yine her gün olduğu gibi. bir iki parça geçti gelene kadar.




.....
from morning to night i stayed out of sight
didn't recognise i'd become
.....

dediğinde roger waters anladım ki evime gelmişim. işte yine kendimle baş başayım ve üstadın yazdığı dizelerde buluyorum kendimi. neredeyim ve ne durumdayım onu tartıyorum. boğucu trafiğin ortasında köprüye ulaşmaya çalışıyor servis şöförü. hava açık ve görüş açısı geniş. tarihi yarıma da üzerinde güneş batmakta. boğazın mavisi ve yeşili pırıl pırıl. mükemmele yakın bir manzara var ama ben oturmuş kendimden ne kadar hoşnutsuz olduğumu düşünüyorum.

....
i'm creeping back to life
my nervous system all awry
i'm wearing the inside out
....

bir terslik var bu işte. ama çözemiyorum. ne eksik ki hayatımda dediğimde ise nasıl dejenere oldum sorusuna cevap olabilecek şeyler geliyor aklıma. çocukça şeyler. adam olup ayaklarımı yere bastıramadıkça da böyle devam edecek gibi geliyor. 

derken şarkı bitiyor. bir başkası başlıyor. saate bakıp ev yoluna geri dönüyorum. bu servis şöförü hızlı. erken evde oluyorum. ama aslında evimde oluyormuyum gerçekten. bir evi ev yapan unsurlar da başka bir yazının konusu... 

roger bestelesin, david solo atsın ve ben bambaşka dünyalara göç edeyim.


parçanın tüm sözleri de burada


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder