Sayfalar

20 Haziran 2011 Pazartesi

-37-

bir haftadır içimden tek bir satır geçmiyor.
yazman için bişeylerin birikmesi gerekli. birike birike bu birikti bu sürede.
aslında çok şey var ama sindiremedim sanırım daha. şizoid kişilik bozukluğu ıssız adam sendromu var mesela ama   derin derin üzerinde duramadım. hala korkuyorum sanırım. biraz araştırdım konuyu bir yandan da. narsistik kişilik bozukluğu alt kırılım olarak karşıma çıkıyor. yıllardır sadece kendime güveniyorum. aldığım kararlar ve bu kararları bi şekilde başarıya dönüştürmem bu güven duvarının oluşmasında etkili oldu. şimdi o güven duvarını aşacak bişi arıyorum hala. babam ve annem öne çıkıyor figür olarak. yani eksiklikleri öne çıkıyor.
o şekilde eksik kalmasalar. böylesine bir güven duvarı olmayacaktı diye düşünüyorum. biraz olsun anne babayla başlayıp başkalarına güvenebilmiş olsaydım. sanırım hayat daha kolay olabilirdi şu dönemlerde. bu anlamda alınan kararlardan ve yaşananlardan pişman olmaktan deli gibi korkar oldum. her ne kadar bunu esnetmeye çalışsam da bilinçaltım bu yönde işliyor.
ne bitmez çilem varmış. ailene çok bağlı olursun olmaz, bağımsız olursun yine olmaz, başarılı olursun olmaz, başarısız olursun yine olmaz. lanet olsun şu teraziyi icad edene. uçlarına da bi denge şeysi koysaymış ya bulurduk havamızı işte.
al sana bi dejenerasyon taşı daha...
serdar ortaçtan gelsin daktır daktır. anoter birik on tı wall.
liv them kid salon.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder