Sayfalar

30 Haziran 2011 Perşembe

-43-

bir kargayla göz göze geldiniz mi hiç?
ben bugün yaşadım bunu. 
anlatayım.
mecidiyeköyde samiyenin yıkıntılarının karşısına sölemesi ayıptır köfteci ramiz restoran açmış. afilli bi yer olmuş.
neyse çıktık üst katına balkonda bişiler atıştırıcaz. siparişlerin gelmesini bekliyoruz. beklenmeyen misafir hop dedi balkonun demirlerine kondu. geldi burnumun dibinde gözlerimin içine için baktı dikdik. biraz sağa gitti biraz sola. bakma devam ediyor. sivri gagası. pullu ayakları. bıçak kadar keskin gözüken pençeleriyle ne kadar sevimli olmaya çalışsa da ürpertici bir yaratık. hani ani bir tepki verip kovamıyorsunda sonuçta güvercin gibi de değil. yapışsa üzerine ciddi hasar verebilir. tehlikeli hayvan. kibarca kovmaya çalıştık. baktık gitmiyor. hayvan inatcı ve hala dikdik bana bakıyordu bişiyler anlatmak istercesine. ürktüm. batıl inançlarım yoktur ama the crow serisini de ezberebilirim. ister istemez o gerilimi hissettim içimde. sanki hayatıma dair bişiyler anlatmaya çalışıyordu. belki takip etsem yol gösterecekti.
derin bir tecrübeydi. kargaların o şekilde insanlarla iletişim kurmaya çalışması çok garip geliyor bana. bünye karga olunca ister istemez bu durumu hayırlı bişeye yoramadım. 
eğer olurda bişi gelirse başıma. sağlıcakla kalınız.

belki de ben ölmüşümdür aslında o da bana yoldaşlık etmeye gelmiştir. öldüm de farkında mı değilim acaba?
karga. feci bi yaratıksın. çekindim senden. ömrüm boyu unutmam bunu büyük ihtimalle.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder