Sayfalar

11 Temmuz 2011 Pazartesi

-58-

yemek yedikten sonra çöken ağırlığı seviyorum.
yeni yeni filizlenen göbeğim kendini salacak yer arıyor sanki.
önce hayvan gibi yiyorum sonra her biri içimden geçiyor.
günün tüm gerginliği gidiyor kedi gibi gevşiyorum kuş gibi hafifliyorum ökküz gibi sızıyorum.
çok yorgunum sanki. belkide halüsinasyona görüyorumdur.
kolum kalkmıyor şu an, bi taraftan da ateş bastı bebeğim.
lan??? yoksa kalp mi yokluyor. tansiyonum da bi abuklaştı sanki.
soğuk bişiler içiyim. birisnden duymuştum öle olunca öksürmek gerekirmiş. bi sigara daha yakıyım o zaman.
bide göğsü yumruklucakmışsın ki göğsün morarsın pisipisine gitmemişsin gibi bi ortam olsun.
neyse. yemek yemeyi seviyorum lan.
yapmayı da seviyorum yemeyi de. ama yaz günlerinde iki kat dikkatli olmak gerek.
hatılrıyorum da...
ilkokula gittiğim yıllardı. işe gidecektim. ama gitmeden bi yemek yiyim dedim. girdim eşrefpaşadaki yadigar'a söyledim buçuklu bi pide. yedim hepsini. zor kalktım masadan hesabı ödedim. işe gittim. ama sinemaya nasıl ulaştım hatırlamıyorum. girişteki minderlerin üzerine atmışım kendimi. midemi yıkadılar. mide fesadı geçirmişim.
annem beni aç karnına doğurmuş. heralde ordan bu oburluk.
ben boşu boşuna gezip gördüğün senin olsun yiyip içtiklerini anlat demiyorum.
yaşasın yemek yemek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder