Sayfalar

20 Temmuz 2011 Çarşamba

-64-

akşam olana kadar enerjim yerindeydi bugün. öğlenden sonra ne olduysa oldu. tüm enerjimi emdi. yine canım yansın istedim. içim yanacağına etim kanasın. hoyratça davranılsın istedim. asi hırçın ve ayrıksı(!). sezon başlasa da tribünde parçalasam kendimi. yok mu canımı yakacak başka bişey sanki.
ben kötü adamım evet. çocuksu biraz çokulukla tutarsız. bu nedenle kontrollü ve ağır. yangına körükle gitmem tribünde olmadıkça. kafam güzelken olabildiğince gözü karayım zaten.
şımarığım da. pis bi adam işte. barfly vaktidir. güzel bir kavga olsa da eğlensek harbiden.
sahiplenmeyi sevmem. bugun bir arkadaşım yorum yaptı bu konuyla ilgili. markette şarküteriyi inceliyorduk. obur olduğumdan şarküterilere dikkat ederim. nerde ne kalitede ürün var çeşitler nelerdir bakmadan pek geçmem. nadir bi markette yine inceleme yaparken domuz ürünlerine takıldım. arkadaşım hah bunlardan yiyen işte kıskanç olmuyor dedi. belki haklıydı. kıskanmaz oldum hiç bişeyi.
bu konuda benim yorumum ise daha görecek başıma gelecek şey kalmadığı yönünde ama olsun yemeklerde etkili ise zarar etmez.
bunların yerine değer veririm. kim olursa olsun değer veririm.
yalnızlığa saplanmış arkadaşlarıma ayrı özenirim. yalnızlık hayattaki en ıssız çöl bence.
ölüme en yakın yer. bi keresinde şu an gayet iyi tanıdığım bir arkadaşım intihar etmişti.
o zamanlar tanımıyordum ama işim gereği iletişimde oluyorduk. yokluğu beni kuşkulandırmıştı.
bi şekilde ulaştım elimdeki gayri resmi imkanlarla. ağır bir depresyon ve çöküş içindeydi. bence sorun çok tanıdıktı. yolu yan masama kadar düştü sonra. ofisteki ilk gününde tanışabildik ancak. olaylar karmaşıktı tabi.
neyse. hala sesi çıkmadığında arar sorarım iyi mi bu sefer ölmeyi başarabildi mi diye. biraz moral veririm.
hayata devam etmek için yalnızların dayanışması şarttır bence. çağdaş şehir yaşamı bizi yalnızlığımıza hapsediyor. çok az insan bunun farkında. farkında olmayanlar çok zorlanıyorlar.
tüm pisliğime rağmen en iyi halimi takınıyorum böyle zamanlarda. ben kendime hayır sağlamıyorum ki başkalarına sağlıyım ama elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

hayat çok boktan be.

bu yazı da böyle deli saçması şekilde geldi geçti. daha derli toplu yazmak istiyorum çok yorgunum kafam yerinde değil.
yemek yaparken parmağımı yaktım işaret parmağım harflere zor basıyor.
keşke evde sızlanabileceğim biri olsaydı.
en çok canı yandığında susan birisini görürseniz biliniz ki o kişi yalnızlığına çok alışmıştır. çevresinde yüzbinler de olsa o söylemez. kendi çözer.
bi de ercüment çözer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder