Sayfalar

7 Ağustos 2011 Pazar

-80-

ben korkağın kralıyım...
ilişkiden korkan, bağlanmaktan korkan, canım yanacak diye korkan ... vs...
hal böyleyken böyle. çıkmaz sokakta...

tam böyle derken bir akşam eve geliyorum. hava tamamen kararmış. sokak sessiz. apartmanda çıt yok.
bahçe kapısını açıyorum. loş gece lambaları aydınlatıyor yolumu. merdivenlerden inerken bu bahçeyi seviyorum diye düşünüyorum. sonra köşeyi dönüyorum kapıya ulaşma arzusuyla. işte o anlarda adım atmak istemiyorum. orada dursam diye düşünüyorum içimden hep. bahçedeki çiçeklerin peyzajı, kamelyadaki masa ve sandalyeler ve ... ve salıncaktan oluşan kompozisyonu o loş aydınlatma altında izleyeyim diyorum. bu manzarayla her karşılaşışımda belki de hayatımın en güzel anlarını hatırlıyorum. bir sabaha karşı sularında oturmuşuz günün yorgunluğunu atıyoruz sigaralarımızla. müziğe doyamamışız sevdiğimiz parçaları dinlemeye devam edip salıncakta sallanıyoruz. sen şarkı söylüyorsun. bu anları hatırlarken sesin kulaklarıma çalınıyor en güzel haliyle.
bişiy diyim mi bu güne kadar tanıdığım kadınların şarkı söylerken seslerine gelen tını hep bir garip gelmişti. sanki o kadınlar gidiyordu yerine başka bişey geliyordu onlar şarkı söylerken. ama sen söylerken bütün oluyorsun nedense. ve sesin hayatım boyu duyduğum en güzel masallardan ve seslerden daha güzel, tadına doyulamayacak kadar berrak oluyor.

yine manyaklaştım neler anlatıyorum ben böyle.
özlem mi... bilemiyorum.
içimdekini döküyorum sadece. kimseyle paylaşamadıklarımı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder