Sayfalar

24 Ağustos 2011 Çarşamba

-89-

bu günlerde iş yerinde yalnızım. öğleneri yemek dahi yemek gelmiyor içimden tek başıma.
çıkıp dolaşıyorum dışarda sadece. keyifsiz.
sürekli vakit geçirdiğim arkadaşlarım izindeler. bekarlar ittifakı dağılıyor gibi zaten. birde bu izinler çok canımı sıktı. işlerin içine gömülüp gidiyorum. su içmeyi bile unutuyorum çoğunlukla.

üzerine genel mutsuzluğumu ve tedirginliğimi koyunca çekilmez bir hal alıyor.
dün öğle arasında dolaşırken. d&r a gittim. kitaplara baktım. çok satanlar ilgimi çekmedi.
nerde yeraltı nerede beat kuşağı nerede fantazi elimden geçirdim en güzel eserleri.
sonra inadına yine çoks atanların önüne gittim. belki bu sefer olurda biri ilgimi çeker canımı sıkmaz belki diye.
yine olmadı.

oğuz atayın meşhur deyimiyle tutunamayan mı oldum acaba?
bir an çılgınca bir fikir geçti aklımdan.
acaba bütün herşeyi yanlış mı yapmıştım. kariyerim için kendimi mi satmıştım acaba?
bir an herşeyi bırakıp izmire geri dönebilirmiyim acaba diye düşündüm. o kadarda cesur olabilir miydim?
evet bir an için pes ettim. sonra yediremedim kendime. mücadeleye devam edicem.
zaten bokabatmış durumdayım. onarılmaz yaralarım oluştu ve mutasyonumu geçirdim bile.
bundan sonra zaten normal olamam.
o nedenle kaçmanın alemi yok.

başında ne demiştim. boğulacaksam açık denizde boğulacağım.
bugünlerde evet zorlanıyorum ama geçecek. inanıyorum.
başarılarımı sürdürebilirim.

haydi rast gele.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder