Sayfalar

10 Ocak 2012 Salı

-104-

hayatın karmaşıklığına karşı viva la pragmatizm...
yaşıyorsak eğer elbette bir anlamı var. anlam ne mi?
onu sen bulucaksın. bomboş bir boyama kitabı istediğin gibi doldur işte. istersen dolu tarafına bak istersen boşu gör. ben çocukluğumdan bu yana boyama kitaplarını yapbozları legoları sevmişimdir.
önüme yığılan karmaşadan anlamlı bütünleri oluşturmayı seviyorum. bozup bozup baştan yapmayı.
woody allen ın bi filmi vardı deconstruction harry. yeniden inşaa etmek.hep çekici gelmiştir.
önümdeki kaosa odaklanıp. bağlantıları çözmeyi seviyorum.
boya kitaplarını doldururken de en ufak noktaya odaklanıp, orayı en iyi şekilde doldururdum. boşta kalan kısımları önemsemezdim. parça parça aşama aşama sonuca giderdim. süreçten ziyade sonucun kaliteli olması önemliydi benim için.
kocaman lego havuzunda yüzer inanılmaz oyuncaklar üretirdim kendime. kalabalığın içinden hangi parçayı seçeğime karar verebilmeyi öyle öğrendim sanırım. işe yara parçaları bulmayı, daha sonra işime yarayacağını düşündüklerimi ayırıp saklamayı... uzaktan durup bakınca sadece bir oyundu bu belki ama daha yakından bir düşünce sistemi olmuş... algılayış, hayat görüşü....
şimdi kocaman bir kaosun ortasındayım yine. yavaş yavaş parçaları bir araya getirmeye çalışıyorum her zamanki gibi... bu biraz zor türde. zorlanıyorum. önce destek noktalarımı oluşturuyorum. sonra üzerini inşa edicem. bu seferki en büyük eserim olacak sanırım. içinde ben de varım. kendim için tasarladığım bir uzuv değil. benimle birlikte yaşayan bir sistem. algoritmaları doğru kurmaya çalışıyorum ki yaşadıkça arıza çıkartmasın. ben arıza vermeyeyim.
yaşam böyle bişiy. oyuna girmek gerekiyor. bu oyuncağı beğenmedim başkasını istiyorum deme şansının olmadığı bir oyun bu.
kendini değiştirmenin mümkün olmadığı bir oyun.
kaousun içinden yükseliyor.
kendimi yavaş yavaş boyuyorum. parçalarımı ekliyorum, bazı parçaları da kendime ekliyorum...
bitmeyecek ....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder